yaşam ve erdemler....

29/6/2009 - ERDEM....

maharet,hüner,fazilet,liyakat,münevver,arif,bağışlama,iyilik,cömertlik,aşk, sevgi,hilm(yumuşak huy) ,saflık,basiret,ılımlılık,iyi niyet,hoşgörü,tevazu ve masumiyet....

Sözlükteki anlamı: Ahlâkın övdüğü iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı...

felsefede yani manevi olarak insanın ruhî olgunluğu veya ruhsal yetkinliğine de denir...
kendin kadar başkalarınıda düşünebiliyor olmak.. Erdemli insan yaşamınıaklı ile yöneten,tüm karar ve davranışlarınaaklı ile yön veren insandır.....



kişinin kendisine ve başkalarına karşı sorumluluklarını yerine getirmesidir....
asıl erdem sigara içmeyen insanların yanında sigara içmemesi gerektiğini, kendini düşünmeden -ki düşünen zaten sigara içmez- başkasının rahatsız olabileceğini düşünerek, hem kokusunu hem de zararını yanına alıp tenha bir yerde içmesidir..:)

FARABI: Kişiyi erdemli kılan Tanrı'dır.

Friedrich HEGEL: Erdem, varlığın bilincidir.

KALLIKES: Erdem, güçsüzün işine gelendir.

SPINOZA: Erdem akla uygun davranmaktır.

VOLTAIRE: Erdem, benzerine iyilik etmektir.

HUTCHESON: Erdem bir eğilimdir, iç güdüdür.

ARISTIPPOS: Erdem, haz almada ölçülü olmaktır.

ORIGENES: Erdem, Tanrı karşısında ölçülü olmaktır.

Joseph BUTLER: Kişinin kendi kendinin yargılamasıdır.

GEULINCX: Erdem, Tanrı'nın düzenine boyun eğmektir.

Immanuel KANT: Erdem bir içgüdü işi değil bir akıl işidir.

Max STIRNER: Erdem, kendi isteklerime benim uygunluğumdur.

SCHOPENHAUER: Erdem denmeye değer tek eğilim acımaktır.

BERKELEY: Erdem, sonsuz güçlü ruhun idrak ettirdiği bir fikirdir.

LEIBNIZ: Erdem bir zorunluluktur şu halde erdemsizlik mümkün değildir.

Samuel CLARKE: Erdem nesnelerin doğal niteliklerine uygun davranmaktır.

SARTRE: Hiç bir şey kişi oğlunu, kendinden, kendi benliğinden kurtaramaz.

Friedrich NIETZSCHE: Erdem, insanın insanüstüne ulaşmak için harcadığı çabadır.

KONG FU TSEU: İnsanın amacı iyi ve uzun yaşamaktır. Bunun içinse erdem gerekir.

GOTAMA: İnsan yüreğinden yaşamak isteğini çıkartmalıdır, ancak yok olarak acıdan kurtulabilir...

KSENOFANES: Varlık her şeydir. Değişiklik görünüşten ibarettir, gerçekte değişen hiçbir şey yok.

Francis BACON: Erdemler ülkesini yöneten Süleyman Evi bir başka adıyla Altı Günlük İşler Koleji'dir.

DESCARTES: Erdem düşünce ölçüsünü kullanmaktır. İyi sandığımız şeyleri işlemekte gösterdiğimiz karardan ibarettir.

MACCHIAVELLI: Sözünde durmak büyük bir erdemdir, ama bütün büyük işleri sözünde durmayanlar başarmışlardır.

EMPEDOKLES: Devinim bir gerçektir ama oluş diye bir şey yoktur. Sevgi sonunda tiksinmeyi yenecektir. Sevgi Tanrı'dır...

HERAKLEITOS: Evren, yaratmayla yok olmanin sonsuza kadar birbirini kovalamasıdır. Herşey ancak karşıtların kavgasından
doğar...

MAHAVIRA: İnsan, hiçbir canlı varlığa kötülük yapmadan yaşamalıdır. Çok sıkı bir perhiz yapmalı, mümkünse çıplak gezmelidir. Aç kalarak ölmek en büyük erdemdir.

PARMENIDES: Varlık eğer var olmaya başlamışsa, ya bir varlıktan ya da bir yokluktan çıkıyor demektir. Üçüncü bir oluş düşünülemez. Varlık eğer bir varlıktan çıkıyorsa, kendi kendini doğurmuş oluyor ki bu da yeni bir şey olmaması demektir. Varlığın yokluktan çıkması akla uygun değildir. Varolan değişmez. Çünkü değişmek ya bir varlığa ya da bir yokluğa geçmek demektir. Bu kuruntudan ötürü akıl için bir birlik olan evren, biz insanlara ikililik olarak görünüyor...

SOKRATES: Tek kesinlik, erdem bilgisindedir. Erdem öğrenilir. Kişiler bilmedikleri için kötüdürler. Erdem birdir, bölünmez, ayrılmaz. Erdem insanın kendini bilmesi, tanımasıdır.

MONTAIGNE: Biz insanlar, kendimizi kötülemede gösterdiğimiz zekayı hiç bir yerde göstermeyiz. Kafamızın o herşeyi bozabilen tehlikeli aletin peşine düştüğü öldürmeye kastettiği av kendi kendimizdir. İnsanı öldürmek için gün ışığında geniş meydanlar ararız. İnsanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev onu öldürmesini bilmekse bir çok erdemleri içine alan bir şereftir.
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

30/6/2008 - ''KISKANÇ''LIK


2 YorumYorum yaz!Bağlantı

30/6/2008 - DOM PERİGNON....


Dom Perignon kimdir?
Dom Perignon, şampanyanın mucidi olarak anılan bir Benediktin rahibidir ve ünlü Dom Perignon şampanyalarının isim babasıdır. Şaraplar, yapıldıktan sonra fıçılara konup eskitilirlerdi. Bu sırada fıçıdaki şarap ikinci bir fermantasyona uğrar. Bunun sonucunda oluşan karbonik gaz fıçıdan uçar gider.

17. yüzyılda Dom Perignon, bu ikinci fermantasyondan önce şarapları cam şişelere koymayı ve bir tıpayla oluşan gazı şişenin içine hapsetmeyi akıl etti. Böylece şarabın büyüsüne, bu gaz kabarcıklarının büyüsünü eklemeyi başardı ve günümüz şampanyasına ulaşılmasında büyük bir adım atmış oldu.

Sık yapılan bir hata olarak Don Perignon olarak yazılır ve okunur. Doğrusu Dom Perignon’dur. Fransızlar Dom Perignon’un Aziz olduğunu iddia ederler ama Vatikan bu görüşe katılmamaktadır.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

28/4/2008 - cyrano&roxane..................


Cyrano de Bergerac (oyun)

Cyrano de Bergerac, aynı adlı Savinien Cyrano de Bergerac'ın gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransız şair ve oyun yazarı Edmond Rostand tarafından yazılmış ünlü bir sahne eseridir. İlk dört sahne 1640'da, beşinci sahne ise 1655'de geçer. Operası da yapılmış oyunun birçok kere filmi de yapılmıştır. 1897'de yazılmış ve kısa zamanda büyük bir üne kavuşmuştur. Eser Türkçe'ye Sabri Esat Siyavuşgil tarafından 1941'de kazandırılmıştır.

  •  

Konusu

Cyrano de Bergerac kılıcının gücü kadar, etkili ve güzel konuşması ve burnunun büyüklüğü ile de tanınmış bir silahşördür. Kuzini Roxane'a olan aşkını burnunun iriliği nedeniyle duyduğu kompleks yüzünden dile getirememiştir. Cyrano'nun emrindeki yeni yetme yakışıklı silahşör Christian da Roxane'a aşıktır; ne var ki aşkını Roxane'ı etkileyecek kadar güzel kelimelerle ifade edemeyeceği için suskun kalır. Roxane ise Christian'ı görüp beğenir ve bir ağabey olarak bildiği Cyrano'dan bu genç adamla irtibatlarını sağlamasını rica eder. Cyrano, duygularını perde arkasından olsa da Roxane'a bu yakışıklı silahşör aracılığıyla aktarabilmek için, Christian'a değişik bir öneride bulunur: Cyrano bütün aşk mektuplarını yazacak ve ikili buluşmalarda suflör (fısıldayıcı) görevini üstlenecektir. Bu şekilde gelişen ilişki, silahşörlerin cephe emri almasıyla yeni bir boyut kazanır. Roxane ve Christian, birlik cepheye doğru yola çıkmadan hemen önce acilen evlenirler. Cyrano, Roxane'a Christian'ı koruyacağına söz verir. Cyrano Christian'ı korumakla kalmaz; onun ağzından her gün Roxane'a iki mektup yazıp, cephe gerisine kendisi götürür. Ayrılığa ve mektuplardaki hislerin gücüne dayanamayan Roxane, cepheye gelmek üzere yola çıkar. Aynı gün, Christian Cyrano'nun kendisinden habersiz Roxane'a mektup yazdığını farkeder ve bu aşkı Roxane'a itiraf etmesini ister. Christian bir mermi ile yaralanır; ölümü Roxane'ın kollarında olacak ve mektubun üzerinde Cyrano'nun gözyaşları ve Christian'ın kanı yeralacaktır. Cyrano sırrını saklamaya karar verir. Roxane manastıra kapanma kararı alır. Eser, yıllar sonra Cyrano'nun Roxane'ın kollarında aşkını nihayet açıklaması ve hayata gözlerini yumması ile son bulur.

 

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

10/4/2008 - ah peynir ahhhhhhh

Peynir: Halkarasında peynirin kalsiyum için çok çok önemli olduğu söylenir ve hatta doktorlar kemik erimesine karşı bol bol peynir yenmesini tavsiye ederler. Ve bol peynir yenince kemiklerdeki kalsiyum oranının artacağı idddea edilir. Et ve peynir yiyince Hücrelerdeki metabolik değişimler sırasında aşırı asit oluşur, bu asidi atmak için aşırı kalsiyuma ihtiyaç duyulur. Ve böylece aşırı asitle birlikte kalsiyumda dışarı atılır. Yani peynir yiyince kalsiyum alınır ama alınandan çok daha fazlası, peynirin sebep olduğu asitlenme nedeniyle dışarı atılır. Vücudumuzdaki asit-baz dengesinin sürekli dengede olması gerekir asidin aşırı artması demek komaya girmek demektir ve sonu ölümdür, bu nedenle küçük beyin oksijen alımını yavaşlatır.

Oksijenin azalması yorğunluk, haksizlik, dermansızlık, güçsüzlük gibi problemlerin ortaya çıkması demektir. Vücudumuzdaki asit-baz dengesi sürekli dengede tutulur. ADB'de yapılan bir araştırmada hayvansal besin alanların idrarında yüksek oranda asit ve kalsiyum tesbit edilmiştir. Osteoporoz'un (kemik erimesi) sebebi kalsiyum yetersizlıği değil kalsiyum kayıbı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlede hayvansal besin alanların idrarında yüksek oranda asit ve kalsiyum tesbit edilmiş ve sebze ve meyve yiyenlerde ise daha az kalsiyum kayıbı olduğu görülmüştür. Böylece peynir yersen kemiklerin sağlamlaşır masalı sona ermiştir. (Wolfgang Spiller, Ehk. 10.2002.713) Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen harçanmaktadır, bu nedenle vücudun diğer organların oksijeni azaldığından, organların foksiyonları azaltmakta ve kişide yorğunluk, halsizlik, dermansızlık, uyuşukluk ve uyku hali belirmektedir.


ABD'den McDougall Kadınlar için Program'ın (McDougall Program for Women) müdürü Dr. John McDougall hayvansal proteinın kemik erimesine neden olduğunu yaptığı araştırmalarla ispatlamıştır. ABD dünyada en çok süt ve süt mamüleri tüketen ülke ve yine kemik erimesi en yüksek olan olduğunu belgelemiştir. Öreneğin 100 gr. lahana sütten 2 kat daha fazla kalsiyum içermektedir. Rezen ve prokoli ise süt kadar kalsiyum içermektedir. Lahanadaki kalsiyumun % 50-100'ü değerlendirilirken. Sütteki kalsiyumun % 40-64' değerlendirilmektedir. Süt, peynir, et ve et mamüleri ile alınan kalsiyum'dan 2 kat daha fazla kalsiyum idrarla dışarı atılmaktadır, çünkü asidi nötürleştirmek için başta kalsiyum, magnesium, potasyum sodyum ve pksijen asit birleşmekte ve dışarı atılmaktadır. Çok az süt ve süt mamüleri tüketen Çinde ise ostoporz (kemik erimesi) çok az görülmektedir. Kemik erimesine karşı Gökçek Kemik çayı geliştirdim. Tabii hayvansal proteinlardan uzak durmak gerekir. (Nhp 10.2006.1416)

Et, Peynir ve mamülleri sebep olduğu ikinci önmeli tehlike ise vücutta iltihaplanamaya sebep olmasıdır. Et ve Peynir kan ve dokularda asitlenmeye sebep olur ve asitli ortamada immün sistemi faliyetini azaltırken, çünkü yeterince oksijen alamazlar vede bakteri, virüs ve mantarlar daha hızklı çoğalmaya başlar. Kanın PH-değeri 7,4'dür ve bunun sürekli korunması gerekir. Et, Peynir ve etmamüleri vücudumuzdaki H+ (hidrojen) ve C+ (karbon) iyonlarının yükselmesine neden olur. Bunu nötüleştirmek için O2- (oksijen) iyonları gerekir ve O2- iyonlari ile birlikte H2CO3 (karbonikasit) ortaya çıkar. Buda H2O (su) idraryoları ile CO2 (karbondioksit) nefesyolları ile dışarı atılır. Et Peynir ve etmamülleri H2CO3?nin aşırı yükselmesine sebep, buda kanın asitlenmesi demekdir ve bu büyük tehlikedir. Asitlenmeyi durdurmak için küçük beyin akçiğere O2- alımını yavaşlatmayı emreder, O2-alımının yavaşlaması ile birlikte beslenemeyen hücreler nedeniyle kişi hemen yorulur, dermansızlaşır ve güçsüzleşir..

Uyumakla yorğunluk geçmez, günde 10 saat uyusanız yine kendinizi yorğun hissedersiniz, çünkü et ve peynir vücuttaki asiti aşırı yükseltir ve bu asidin nötürleştirilerek asit-baz dengesinin normala dönmesi çok zaman alır. Ve oksijen asidi nötürleştirmek için harcandığından yorğunluk, halsizlik ve dermansızlık uzun sürer. Özeliklede akşamları et ve peynir yenirse bir gün sonra yorğunluktan kendinize gelmeniz çok zaman alır. Bu nedenle en fazla haftada iki gun et ve mamüleri yenmelidir. Fakat asla peynir yenmemelidir.Peynir asala yenememelidir, çünkü iltihaplanmaya sebep olur.

Peynirle ilgili üçüncü önemli tehlike ise Tyramin isimli bir madde içerir ve bu madde normal olarak monoaminooksidaz tarafından yok edilir. Depresyon ilaçıları Tranylcypromin içerir ve bu maddede monoaminooksidazı frenler.Böylece Peynirin içinde olan Tyramin vücutta yoğunlaşır ve buda yüksek tansiyona neden olur. Depresyon ilaçı alan hastaların bu nedenle kesinlikle peynir yememeleri gerekir. Bu tyamin suçuk salam gibi besin maddelerindede bulunur. (NH 10.2000.6)

Bazıları peynirsiz kahvaltı olurmu? Ne yiyeceğiz diyorlar ve hatta peynirden vazgeçmesinin mümkün olmdığını söyleyenler bile var. Günümüzde Çin, Hindistan, Endonezya ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde peynir tüketilmez ve çürük madde olarak kabul edilir. Yani Dünyada 4 milyar insan peynir yemiyor. Hatta İranda ülemanın peynirin beyin iltihaplanması ve ve beyin küçülmesine sebep oluduğu bu nedenle yenmemesi yönünde fetvası dahi var. Bizdede tam tersi kemikleri peynir güçlendirir mutlaka peynir yensin diye doktor tavsiyeleri var.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Aşk bir kelebek gibidir. peşinden koştukça hep senden kaçar.. en iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna dokunuverir... Aşk mutlu eder, bazen de üzer... ama aşk özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer.. Küçük derelerdir büyük nehirleri oluşturan..........

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

antartika
mavielif
Blogcu Yardım
melindunyasi